Her Çocuğa Bir Koli…

Daha önce de yazmıştım. Bazen bu ülkede olan bitenler beni çok karamsarlığa sürüklüyor. “Kendi hayatıma bakayım, kendi çevremi aydınlatmaya çalışayım, hal dili ile örnek olmaya çalışayım, denizyıldızı hikayesini asla unutmamalıyım” ilkem beni rahatlatamıyor. “Boşa mı çabalıyorum?” sorusunu “Gitmek mi lazım acaba?” sorusu izliyor.

Artık bana mesaj mı geliyordur nedir (öyle olduğuna inanıyorum şahsen) o an öyle bir şey çıkıyor ki önüme, “Hayır, ülkemiz güzel, insanlarımız güzel, biz güzeliz. Bu ülke bizim ve bizden başka kimse güzelleştiremez” diyor ve “Ya Bismillah” diyerek yeniden şevk ile doluyorum.

cropped-img_9050

Yazımın başlığı olan “Her çocuğa bir koli”, adının da tahmin ettireceği üzere her çocuğu, adına hazırlanmış bir koli dolusu hediye ile mutlu etmeyi amaç edinmiş bir yardım organizasyonu.  Üniversiteden arkadaş olan bir grup güzel insan, hiçbir vakıf, dernek ya da kuruma bağlı olmadan bu organizasyonu tam 5 yıldır istikrarlı bir şekilde sürdürüyorlar. Normalde hep kendi aramızda “Bizim kadar şanslı olanlara yardım etsek yaa, nasıl yapsak yaaa” deriz ve o konuşma orada kalır. Ama onlar bunu gerçekleştirmeyi ve sürdürmeyi başarmış bir grup.

Şöyle yapıyorlar : Her yıl oluşturabilecekleri koli sayısına göre kendilerine gelen başvurulardan bir(kaç) okul belirliyorlar. Bu okullara öğrenci sayısı kadar koli hazırlıyorlar ve bizzat kendileri gidip, kendi elleriyle bu hediyelerini çocuklara veriyorlar. Bu arada okulun başka ihtiyaçlarını da karşılıyorlar ellerinden geldiğince.

Daha önce Şanlıurfa Merkez, Bitlis Güroymak, Adıyaman Kahta ve Rize Çayeli’ne gitmiş olan ekibin bu yılki rotası Devrekani Kastamonu…

Her türlü yardıma açıklar : maddi yardım, hediye edilebilecek eşya bağışı, kolileme sırasında fiziksel yardım ve hatta okula gidip hediyeleri veren ekibe de katılabilirsiniz.

Hikayelerini ve daha önceki hediyeleşme (ben yardım dememeyi tercih ediyorum) görüntülerine grubun web sitesinden erişebilirsiniz.

Bu güzel oluşumda çok yakın bir arkadaşımın olmasından duyduğum gururu anlatamam. Benim gibi soğuk, asosyal, vefasız ve patavat engelli birinin nasıl bu kadar güzel arkadaşları olabiliyor, o da Allah’ın bana hikmetini bilemediğim bir lütfu. Neyse üzümünü yiyeyim, bağını sormayayayım. Çok şükür Allah’ım :)

Böyle güzelliklerin katlanarak artması dileğimle…

 

Yorum Yok

Yorum Yaz