Tuvalet eğitimini mümkün olduğu kadar geciktirmek için 10 neden (ÇEVİRİ)

Benim mahdum için terapisti “Artık tuvalet eğitimine hazır” dediğinde, kendisi 2.5 yaşındaydı. O zamandan beri dener gibi oldum, geri çekildim, dener gibi oldum, geri çekildim. İçimden bir ses “daha zamanı değil” diyordu. Kitaplarda yazar, annenin de hazır olması gereken bir hadise bu tuvalet eğitimi.

Beni çok uyardılar; “Bak geç kalıyorsun, alışkanlık oluyor. Sonra inatlaşacak ve çok zorlanacaksın” diye. İçim bulanmadı değil. Ama yapamadım işte. Bir kere ciddi niyetlendim, sonra o kadar gerildim ki, Kerem bana sinirlenip vurmaya başlayınca (tarih yazmaz) hemen bıraktım. Lanet olsun ya, oğlumdan kıymetli mi?

Sonra geldi bizimki 3.5 yaşına ve bende kibrit çaktı! Artık bu iş olacaktı!! Tatile gitmemize az bir zaman olmasına rağmen okula ara vererek tuvalet eğitimine girişmeye karar verdik 30 Ağustos hafta sonu.

İki günde halledilmiş ve neredeyse hiç sıkıntı olmamış bir tuvalet eğitimi sürecimiz oldu. Demem o ki, geç olması illa güç olmasını gerektirmez.

Geç olmasının benim yaşadığım tek dezavantajı, eş-dost iki yaşından itibaren fanila – külot koleksiyonu yaptırdığı için, evde hiç kullanılmamış ama küçülmüş 43829439 külot-fanila olması:)

Şimdi benle benzer şeyler yaşamış bir annenin, scarymommy.com daki yazısının naçiz çevirisini sunuyorum. İyi okumalar:)

Tuvalet eğitimi, biz ebeveynlerin en kısa sürede üstesinden gelmemiz gereken bir şey gibi görünür. Bezden sonra hayat ucuz olduğu kadar, daha derli toplu ve daha hijyeniktir. Ve benim için düzen ve hijyen her şeydir:) (E, var tabi böyle anneler, ekmek banarak izliyoruz:D)

İlk çocuğumuz Alister’a nispeten kolay bir şekilde tuvalet eğitimini verdik. Barnes&Noble’dan alınan, erkek çocuklarının tuvalet eğitimleriyle ilgili bir kitap, birkaç tane su geçirmez banyo paspası ve alıştırma külotlarıyla; çalışmadığım yaz aylarını onu tuvalete alıştırmakla geçirdim. İkinci çocuğuma hamileydim ve sadece iki yaşında olmasına rağmen, tuvalet eğitimi işini mutlaka halletmem gerekiyordu. İki altı bezli çocuğa sahip olmanın dünyanın sonu olduğuna inanıyordum. Ewing doğduğunda yaşadığı ufak gerilemeyi saymazsak, Alister bu işi gayet iyi kotardı.

Ewing farklı bir hikayeydi. Karnımda inme geçirmiş bir bebek olarak, kilometre taşlarının hepsine yaşıtlarından daha geç ulaştı. Bir çok erkek çocuğunun tuvalet eğitimi üç yaşını bulur ve hatta geçerken, biz (alt bezleriyle hiç ama HİÇ işi olmayan) anaokulu öğretmenimizin bize ve bez ve bakım masraflarının bütçemize yaptığı baskıdan dolayı tuvalet eğitimini mümkün olan en kısa sürede halletmek konusunda stresliydik.

Neredeyse bir yıl boyunca canımızı dişimize taktık, kendimizi ve oğlumuzu yıprattık ki, bir gün oluverdi! Evet, bu kadar basit! Bir sabah kalktı ve artık çişini kakasını tuvalete yapmak istediğine karar verdi! İşte bu kadar, başardık:))(Valla benimki de öyle oldu. Yazıcam, yazamıyorum. İlla merak edenler için emzik hikayemizi vereyim.)

Tuvalet eğitimiyle birlikte tuvalet de keşfedilir:)

“Allahım Allahım, n’ettik biz?” Tuvalet eğitimi almış bir çocuğa sahip olmak heyecan verici ve ekonomik olabilir, kabul, ama aynı zamanda sinir bozucudur da. Çocuğumuzun tuvalet eğitimini geciktirmemiz için çok geçerli nedenlerimiz var, başlıcaları da şunlar:

1- Tuvalet eğitiminden sonra, kazalar yerlerini doğal afetlere bırakırlar. Artık şirin bebecik tezekleri yerine örümcek adam külotunun içinde,ortalığı dümdüz eden bir patlama olmuş gibi bir görüntü vardır.

2- Sizi takip edip, çiş mi yoksa kaka mı yaptığınızı, ve bunun için “stikır ya da çukulata” isteyip istemediğinizi soran bir yumurcak olmadan tuvalete giremezsiniz artık.

3- Çevrenizdeki tüm umumi tuvaletlerle akraba olursunuz.

4- Önümüzdeki 10 yıl boyunca, restoranda hiç çişi ya da kakası gelmeyecektir. Ta ki yemeğiniz masanıza gelene kadar!

5- Son ses: “Çişim vaaarrr!!!” Camide, restoranda, partide, toplantıda, her yerde!

6- Umuma açık yerlerde tuvalete gitmek, çocuğunuz için eğlence halini alır. Defalarca, de-fa-lar-ca! Her tuvalet seyahatinde giderek psikopatlaştığınızı hissedersiniz.

7- Çocuğunuz, – bunun nahoş olduğunu ne kadar tekrar ederseniz edin-  karşılaştığı herkese tekrar tekrar tuvalet aktivitelerini sorar. “Sen çiş yapıyor musun? Nerenle yapıyorsun?”

8- Sifonu çekmek çocuğunuz için o kadar keyiflidir ki,su faturanızda farkı görürsünüz. Hani tuvalet eğitimi alınca ekonomik olacaktı ya, o bakımdan:)

9- Bir buçuk saatlik alışverişin sonunda kasada en ön sıradayken aldıklarınızı bırakıp gitmek zorunda kalırsınız. Çünkü niye? “Anne çok kakam var, altıma yapçaaam!!”

10- Önümüzdeki 5-6 yıl boyunca çocuğunuzun çamaşırlarındaki “kaza” izlerini temizleyecek  kadar spray’n wash (ön leke çıkarıcı gibi bir şey, ben bilmiyorum valla, ben yıkıyorum, çamaşır makinesinin bitmek bilmeyen sesini biliyorum) henüz üretilmedi.

Tuvalet eğitimi vereceksiniz. Emin misiniz? Valla mı? Kolay gelsin:)

Yorum Yok

Yorum Yaz