Farklı gelişen çocuk eğitiminde Kaizen metodu

Hangi alanda olursa olsun, çocuğunun farklı gelişim gösterdiğini ve eğitim anlamında ek desteğe ihtiyaç duyacağını duyan anne babaları en çok zorlayan şey, çocuklarının şimdiki durumlarıyla, ileride amaçlanan (umulan) durumları arasındaki uçurumdur sanıyorum. Benim de, mahdumun ilk özel eğitim zamanlarında “bu kadar şeyi tek tek öğretecek miyiz, nasıl olacak bu?” diye karamsarlığa düştüğüm çok olmuştur.

Bana o dönem söylenen; küçük adımları hedef olarak almam ve nihai son hedefe değil, bir sonraki hedefe bakmamdı. Ne demek istendiğini anlamıyordum. Yani, Türkçe olarak anlıyordum da “böyle bir şey nasıl yapılabilir ki?” diye düşünüyordum. Ta ki, o kitabı okuyana kadar..

Kaizen, adından da anlaşılabileceği gibi bir Japon terimi. “Sürekli iyileşme” anlamına geliyor. Problemleri “hoş geldiniz” diyerek karşılıyor, problem olmayan yerde gelişim de olmayacağına inanıyor ve problem çözmek için ünlü 7 prensibi var.

Bu kitabın, blogun konusuyla ne ilgisi var? Yoksa konu dışı bir yazıyla mı karşı karşıyayız? Hayır. Bu metot ve bu kitap özel eğitim serüvenimizde bana çok yardımcı oldu, hala da oluyor.

Nasıl mı?

Öncelikle şu ünlü 7 prensibi ve bunlardan ben neler anladım onları listeleyelim:

 
1. Problemi kabul edin. – Açıklamaya gerek var mı?
2. Çok para gerektirmeyen projeleri seçin. – Küçük adımlarla ilerleyin
3. Önce “bizim” problemlerimize bakın,  ”onlarinkine” değil – Kendinize(çocuğunuza) odaklanın, başkalarıyla kıyaslamayın.
4. Tek ölçü ekonomik çıkar olmamalıdır. – Tek ilerleme ölçüsü konuşma olmamalıdır, gelişme bir bütündür.
5. Önceliği saptayın. Projeyi kalite, maliyet, dağıtım vs. ilkelerine dayalı olarak yürütün. – Çok elzem olmayan durumlara takılıp, ana amacı unutmayın.
6. Planla, uygula, kontrol et, önlem al (PUKÖ) çevrimini izleyin – Bunu da açıklamaya gerek yok.
7. Doğru çözüm araçlarını kullanın. – Doğru terapi metotlarını izleyin, doğru kişilere güvenin.

 

Gelelim kitaba.. Kitap, problemlerin çözümünde ikinci prensipte belirtilen küçük adımlar atmanın sihirli sonuçlarını anlatıyor. Sorunlar çözülürken o kadar küçük adımlar atılacak ki, başarısızlık imkansız olacak. Bir küçük adım, bir küçük adım daha, bir küçük adım daha… Damlaya damlaya göl olacak.

Şu adımlar izlenecek:

1. Küçük sorular sorun. Bu sorunu çözmek için atabileceğim en küçük adım nedir?
2. Küçük düşünceler üretin.
3. Küçük eylemlerde bulunun.
4. Küçük sorunları çözün.

Bu düşünce yöntemi, küçük ilerlemeleri küçümsememi ve göz ardı etmemi önledi, hevesimin kırılmamasına, ümitsizliğe düşmememe yardımcı oldu.

Kitabı ve bu düşünce yöntemini herkese tavsiye ederim.

Yorum Yok

Yorum Yaz