Örnek Ülke Türkiye, Türkiye Örnek Ülke(!)

Bugün bir haber otizmle ilgili çalışmalar yapan kişilerin sosyal medya hesaplarına bomba gibi düştü.

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun eşi Sare Davutoğlu New York’ta  bu yıl 8. si yapılan “Autism Talks” toplantısında konuşma yapmış. Ve konuşmada “otizm konusunda bakanlıklar, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının çok iyi organize olarak örnek çalışmalara imza attığını” söylemiş.
Konuşmanın daha uzun versiyonunu basından okuduğumda “vaaay beee” dedim. Federasyonlar, sivil toplum kuruluşları, dernekler, eğitim merkezleri, yardımlar, kaynaştırmalar… Ne güzel bir ülkeydi o, acaba beni vatandaşlığa kabul ederler miydi?

Gerçi arada “bazı çocuklara ayda ücretsiz 8 saat eğitim bile veriyoruz yaaa” tadında kulak tırmalayan cümleler vardı ama o kadar kusur kadı kızında da olurdu. Sonra fark ettim ki bahsedilen ülke, Türkiye.. Hani otizm hakkında ilgili bakanların bile hiç bir fikir sahibi olmadığı, kağıt üstündeki yasaların bile yaptırım olmayacağı bilinciyle uygulanmadığı, otizmli çocukların eğitimi için AIHM’de davalı olan, derneklerin üç yıldır Otizm Eylem Planı uygulansın diye yırtınıp, bir muhatap bile bulamadıkları ülke, ülkemiz…

Örnekmiş öyle mi? Valla ben olanı bildiğim kadarıyla anlatayım, örnek kısmına birlikte karar verelim..

Eğer otizmli olmasından şüphelendiğiniz bir çocuğunuz varsa, eğitim aldırabilmek için rapor almak zorundasınızdır. Vatandaşlarının çok güvendiği bir ülkede yaşadığımız için “damgalanır, adı lekelenir, ileride karşısına çıkar” diye, bu raporu hemen almak istemez aileler. Eğer özel eğitimi karşılayacak maddi güçleri yoksa -ayda en az 1500-2000 tl’dan bahsediyorum- belirtiler inkar edilemez hale gelinceye kadar beklerler, en değerli zamanlar bu arada geçer. Onları suçlayabilir miyiz?

Rapor sayesinde çocuğunuza ayda 8-12 saat eğitim aldırabilirsiniz. Ufak bir sorun var yalnız, otizmli çocuklar için önerilen eğitim, haftada 20-40 saattir. Azıcık bir fark var arada(!), bunu kapatmak için bazı özel eğitimciler aileleri de eğiterek, onların kalan zamanlarda eğitim işini yürütmesini sağlamaya çalışırlar. Böyle bir özel eğitimciye denk geldinizse biraz daha şanslısınızdır.

Özel eğitimi hallettiniz ama otizmli çocuklar için doğal gelişen çocuklarla bir arada olmak, onları gözlemlemek de bir çeşit tedavidir. Kaynaştırma eğitimi ve kaynaştırma raporu bunun için var. Uygun durumdaki çocuklar bu raporla bir okulda, gerekiyorsa yardımcı bir öğretmen ile okuyabiliyorlar kağıt üzerinde. Ama gerçekte hiç bir okul bu çocukları almak istemez. “yeterli ekipman yok” tur, “veliler istemiyor” dur, “çocuklar korkuyor” dur, “öğretmen o kadar çocuk dururken bununla mı uğraşacak” tır.. Okul bulursanız bile sürekli bir “bullying” stresi ile çocuğunuzu okutmaya çalışırsınız. Ben yazarken bile daraldım, yaşamayı hayal bile edemiyorum..

Otizmli çocukların yetişkinlikte ne yapacaklarına dair hiç bir plan yoktur. Sanki otizmliler hep çocuk kalacaklarmış gibi düşünülür. Aile çocuğun ileriki hayatı için ne yapabilirse o.. Bazı mesleklere özellikle uygun olabilmelerine rağmen bu konuda atılmış hiç bir adım yoktur. Tek tük bireysel çabalarla bir şeyler yapılmaya çalışılır.

Yetişkin otizmliler için bakımevi? Yaşam köyü? Aile ölünce bu çocuklar ne olacak? What dedin gülüm?

Kısaca, otizmli bireyler için devlet, kurum, kuruluş, kanun, plan vs. yoktur. Bireysel çabalarla bir şeyler yapmaya çalışan gönüllüler, vicdanlı eğitimciler, bol para ve yine şans ile ulaşılabilen eğitim ve doktorlar vardır. Şanslı ve olanaklı iseniz bunlara ulaşabilir, bunlardan faydalanabilirsiniz, o kadar.

Böyle bir ülke kime, nesiyle örnek olur siz bana söyleyin…

Yorum Yok

  • Reply Araflı Şehrazad 3 Ekim 2015 at 6:25 am

    Çok haklısınız, her konuda olduğu gibi, bu konuda da birlik olamıyoruz maalesef.

  • Reply Şafak KaradenizKilimcigöldelioğlu 2 Ekim 2015 at 11:04 pm

    Ne yazık ki ülkemizin gerçekleri. Toplanıp adam akıllı ses getirecek bir şeyde yapamıyor kimse. Ailelere çok iş düşüyor yine her zamanki gibi ama yazdığınız gibi ya sonra?

  • Yorum Yaz