Anneler Bilir…

Aslında yazmayı planladığım başka yazılar vardı ama son zamanlarda -gündem, malum – yazmayı düşündüğüm konular son derece basit, sığ ve bencilce geliyor. Kerem tuvalet eğitimini tamamlamış, aman ne kadar önemli! Kerem korkular edinmiş, onlarla ilgili aksiyonlar almışız, aman da aman dünyayı kurtarmışız!

Bu düşünceler içindeyken ve elim bir türlü klavyeye gitmiyorken bir yazı okudum. Yazı, Prof. Dr. Yankı Yazgan’a ait. Yazının tamamını merak edenler için linki burada. Ama beni vuran bir paragrafı oldu:

Annelerin ‘tanı koyma’ gücüne ilişkin bir çalışmayı hatırlatayım. ‘Çocuğumda otizm olabilir’ diyen annelerin bu kuşkuları yüzde 78 olasılıkla doğru çıktığını gösteren bulgular annelere ‘otizm var’ dediklerinde iyice kulak vermemiz gerektiğini gösterir. Ancak ‘çocuğumda otizm yok’ diyen annelerin haklı çıkma oranı yüzde 50’nin altında. ‘Yok’ diyen annelerin yanılma payı yüksek.

Ne yazdığını fark ettiniz, değil mi? Bir anne, çocuğunda bir farklılık olduğundan şüpheleniyorsa %78 haklıdır diyor. Yani “annelerin içine doğar“.

Yazılarımı okuyanlar bilirler. İki yaşında, farklı gelişen bir çocuğum vardı. Adını koymak için çok az zaman kaybettik ve daha ne olduğunu bilmeden hemen özel eğitim yoluna girdik. Özel eğitime o kadar iyi cevap verdi ki 3 ay sonraki doktor kontrolünde “bir şeyler var ama iyi gidiyor, böyle devam edin”, 6 ay sonrakinde de “tamamen doğal gelişiyor, sadece konuşma biraz geriden geliyor” teşhisini aldık. Yani resmi olarak “otizm” sözcüğünü hiç duymadan bu süreci geçirdik, geçiriyoruz. Yolun bundan sonrası için de ümitli olmamak için hiç bir nedenimiz yok. Hiç bir ek yardım olmadan kreşe giden, yaşıtlarıyla aynı hız ve metotla öğrenebilen, sadece haftada 1 saat oyun terapisi alan,sosyal, neşeli, dışarıdan sadece “biraz değişik” görünen bir çocuğumuz var.

İki yaşında bizi o terapiden bu terapiye dolaştıran pedagogları dinleseydik, ya da benim de geç konuşmuş olmamdan dolayı -ki Kerem’in durumu sadece konuşmamak değildi- bir yıl bekleseydik şimdi ne durumda olurduk bilmemiz mümkün değil. Belki kendiliğinden yoluna girecekti, gelişim doğallaşacaktı. Ama bir ihtimal daha var ki…

Otizm, belirtileri ilk üç yılda ortaya çıkan bir durum. Başta ufak belirtiler verip giderek şiddetlenebildiği gibi, birden de ortaya çıkabiliyor. Ama bir gerçek var ki,
ne kadar erken müdahale edilirse ilerleme o kadar hızlı ve mümkün oluyor.

Amerika’da en son 6 aylık bebeklere teşhis konması ile ilgili bir şeyler okumuştum. Hatta doğumdan itibaren riskli gruplar belirlenip (tüp bebek, prematüre doğum, bebek yoğun bakım vs.) bu bebekler daha yakından izleniyormuş, en ufak bir farklılıkta hemen özel eğitim sürecine giriliyormuş.

Demem o ki, mümkün olsa anne karnında tespit edilip gerekli müdahale yapılacak bir durum için, sırf belirtiler şüphe duyulmayacak kadar belirgin  olsun diye 4-5 yaşına kadar beklemek son derece risklidir.

Lütfen, bir şüpheniz varsa en kısa zamanda bir uzmana görünün. Eğer o uzman “X yaşına kadar bekleyelim bakalım” diyorsa da bence dinlemeyin.

Şöyle düşünün -Allah korusun- boynunuzda bir kitle var. Onun kötü huylu olup olmadığını en kısa sürede öğrenmek ve henüz bilemiyorsak en kısa sürede o kitleden kurtulmak mı doğrudur, yoksa “10 cm olana kadar bekleyelim bakalım, belki hiç büyümez” mi?

Onlarca veli tanıdım bu süreçte. “Aman, boşuna telaş yapmışız. Çocuğum zarar gördü, keşke biraz daha bekleseymişiz” cümlesini hiç duydum mu dersiniz? Ama şu cümleyi defalarca duydum. “Ben anlamıştım bir terslik olduğunu ama babası/doktoru/aile büyükleri vs. beni durdurdu. Daha erken eğitime başlasak şimdiye farklı olurdu.” Çünkü ne kadar erken eğitime başlanırsa, o kadar farklı olur!!!

Anneler, lütfen içgüdülerinize güvenin ve bu konuda risk almayın. Konu farklı gelişim olduğunda zaman altın değerinde.

NOTUS POKUS : Gerçi önceki bir yazımda aslında olmadığı halde otizm teşhisi koymanın yanlışlığı savunuluyordu ama orada da yazmış olduğum gibi bu yoruma katılmıyorum. Erken teşhis ve aksiyon iyidir. Erken teşhis ve aksiyon candır. Erken teşhis ve aksiyon hayat kurtarır.

Yorum Yok

  • Reply Araflı Şehrazad 14 Eylül 2015 at 10:32 am

    Merhaba,

    Davetiniz için çok teşekkürler. Sizi bu numaradan aradım ama ulaşamadım. İstanbul'dayım, katılabilmem mümkün değil ama çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

    Başka bir katkım olabilirse elimden geleni yaparım.

    Sevgiler.

  • Reply Adsız 10 Eylül 2015 at 9:44 am

    Bandlrma Otizmle kardeşlik derneği baskanl mehtap akgul. 15 eylül de açilislmlz var. Saat 18 de Bandlrma da . 05453508111. İletişim kurabilir miyim sizinle. Davetiye gondericem. Saygılar

  • Yorum Yaz