Tatilden Tatile – Bir Yılda Ne Değişti?

Geçtiğimiz hafta 9 günlük bir tatil yaptık. Tatilin bir bölümü memlekette aile yanında, kalanı da arkadaşlarımızla tatil köylerinde geçti. (Evet, züppeyiz:P) Tatilde Kerem’i izlerken (biliyorsunuz başkaca işim yok) aklımdan geçen sene geçiyordu. Çocuklar ne kadar çabuk büyüyorlar ve biz hayat içinde bunun ne kadar az farkında oluyoruz..

  • Kerem, oldu bitti yolculuk sever. Araba koltuğu ile hiç sorunu olmadı. Ve hatta cehaletimizden dolayı çocuğa bir boy küçük ayarda iki büklüm yolculuk ettiriyormuşuz da ona bile sesi çıkmıyormuş garibimin:) Yolda kitap ve oyuncakla oyalamak gerekiyor artık tabii, kendi halinde etrafı izlemiyor, ama yine de kolay geçti yollar.
  • Geçen yıl önüne oyuncak koyup arada koşmasına izin verirsek bizi hiç yormayan Kerem ile oldukça rahat bir tatil geçirmiştik. Bu yıl pek öyle olmadı. Gördüğü her şeyi denemek istedi, hep hareket halinde olmak istedi, isteklerini çok rahat ifade etti ve asla kaderine razı olmadı:)
  • Geçen yıl Kerem’i suya sokamamış, bunu suyun soğukluğun bağlayarak pek üstünde durmamıştık. Bu yıl sitenin havuzuna girmekte de isteksiz davranında bu düşüncemiz pekişmişti. Ama gerek Sarıkız’ın buz gibi sularında(Domaniç/Sarıkız’a gideniniz var mı? Onla da ilgili bir karalamak istiyorum, yani inşallah.) gerekse gittiğimiz deniz ve havuzlarda gördük ki sadece zamanı değilmiş henüz. Amanın bir kendini suya atmalar, bir suya oturmalar, bir büyük çocukları taklit etmeler… Ah, bir de kolluk takmaya ikna edebileydik, ne rahat edecektik!
  • Tatil köylerinde akşamları mini disco’lar olur, çocuklar koreografi ile dans ederler. Ay bir dansöz nana attı kendini sahneye, bir danslar, bir figürler… Animatör “anne babalar da gelsin, bu şarkıya eşlik etsinler” diyor, biz (tamam ben kurtluyumdur zaten de, benim adam bile fırladı sahneye yeminlen bak.) sahneye atladık. Sizinki yırtınıyor; “haaayıııııır, baba otuuuuuuu, anne otuuuuuuu” İstemedi bizi yaw!!!! hıh, sanki çok meraklıydık, senle kafa kol sallamaya!
    Bu dans meselesi şöyle önemli ki; geçen yıl da sahneye istekle çıkmış, ama tüm süre boyuca kabloları, hoparlörleri ve prizleri incelemişti. “Bir terslik var sanki” dediğim anlardan biridir o. Dolayısıyla o dans boyunca neler hissettiğimi tahmin edebilirsiniz.
  • Geçen yıl, hala püre yiyen bir Kerem ile tatil yapmıştık. Yemekleri karıştırıp püre halinde verince, besleyicilik konusunda sıkıntı olmuyordu. Hele de bir şeyler izleterek yedirdiğimiz için yemek faslı gayet kolay geçiyordu.(Çocuk ve televizyon konusunda yazılmış 4384238974382974. yazı da bana ait olacak galiba, taslaklar arasında var.)
    Bu yıl daha zordu tabii. Bir kere zaten yemek seçen bir çocuk olan Kerem, tatil atmosferinde iyice şımardı. Patates kızartmasından başka bir şey yemeyecekmiş. Köfte bile! Pilav bile!! Pedagocik anne çizgimden sapıp biraz zorlamak, biraz da tehdit etmek (köfte yoksa patates de yok, aç kalırsın.) suretiyle idare ettik ama zor oldu. Havuç dışında sebze yediremedim ama meyvede de vitamin var, ne yapalım..
  • Uykularda sıkıntı yoktu. Yastığını(uyku arkadaşıdır kendisi) ve emziğini (evet, hala malesef. Ama sadece uykuda!) kaptığı gibi yatağına (artık yetişkin yatağında yatıyor) gitti ve uyudu. Arada sallamamı istedi, kırmadım. (İlk 6 ay tam bir sıkıyönetim ile düzenli bir uyku alışkanlığı edindirdim. Asla sallamadım. Ondan sonra istediğini hissettikçe salladım, hala da isterse ayağında sallıyorum, yanında yatıyorum.) Uyku konusunda hep istikrarlı olduk, ortalamadan az ama düzenli ve -büyük ölçüde- kendi kendine.
  • Gerek yaşıtı, gerek büyük çocuklarla kovalamaca olsuuun, saklambaç olsuuuun.. Allah’ım şükürler olsun!!!
  • Anladık ki 2.5 yaş artık “bizimle her yere gelir, uyum sağlar, idare ederiz” denen bir yaş. Belki daha erken de olabilir, ama biz ergenliğe kadar tamamız sanki:)
  • Bu yıl puset götürmedik, ihtiyaç da olmadı.
  • Gayet iyi gidiyordu, bir de son gün ishal etmeyeydik çocuğu.. Klimadan üşütmüşüz, hala öksürük var, iyileştirmeye çalışıyoruz bakalım…

İşte böyle… Başka çocuklu tatilleri merak ediyorum aslında, mesela tatil köyü olmasa daha mı iyiydi? Yurtdışı mümkün müdür? Günlük düzenden ne kadarlık bir sapma caizdir? Yeme içme işleri nasıl hallediliyor, ne kadar abur cubura izin var?

Yorum Yok

Yorum Yaz