Ne zaman korkmalıyız? Korkuyorsak ne yapmalıyız?

Bana, “ne oldu da şüphelendin?”, “ne varsa şüphelenmeliyim?”, “şimdiden bir şey yapmalı mıyım?” diye sorular geliyor zaman zaman.. Ben bildiklerimi özetlemeye çalışayım bu konuyla ilgili, yararı olur diye umuyorum.

Daha önceki yazılarımda Kerem ile bu serüvene nasıl girdiğimizi ve neler yaşadığımızı parça parça anlatmış olduğum için, bu yazıda daha genel bilgiler vermeye çalışacağım. Her yazımda söylediğim gibi, ben uzman değilim, bu yazılanlar da uzman görüşü yerini almaz. O nedenle aslında tek cümle ile özetlemek gerekirse içiniz herhangi bir nedenle rahat değilse, hemen bir uzmana gösterin çocuğunuzu. Ne kadar kulak asmamaya çalışırsanız çalışın, ne kadar iğdiş edilmiş olursa olsun, anne içgüdüsü denen bir şey var çünkü, ıskalamayın.

Sosyal ve(ya) iletişimsel gerilikler genellikle 2 yaş civarı anlaşılıyor. Hemen bir doktora giderseniz, genellikle teşhis koymakta aceleci olunmuyor. Bunun nedeni, her çocuğun gelişiminin kendine özel olması ve iki yaş verileriyle net teşhis konmasının pek mümkün olmaması. Bir de şu var, teşhis çok da önemli değil. Yani çocuğunuza “otizmli” de dense, “bir şeyi yok” da dense o gerilik orada duruyor. Eğer durum hafifse fark daha kolay, hatta bazen kendiliğinden kapanır, fark bu.

Bu nedenle teşhisten bağımsız olarak, hemen özel eğitim yolunu seçmenizi öneririm. Doktorunuz “daha bekleyelim” diyorsa o doktorla devam etmek konusunda bir kez daha düşünmelisiniz. Çünkü sadece iletişimsel değil, tüm geriliklerde zaman altın değerinde, ve doktorunun bu tutumundan dolayı zaman kaybeden annelerin pişmanlıklarını bizzat dinledim. Maalesef telafisi çok zor, hatta imkansız oluyor.

Şunu da ifade etmem doğru olur, gelişim bir bütündür. Yani, aslında tüm gelişim aşamalarına bakmak gerekir. “Benim çocuğumun iletişim geriliği var, biliyorum, motor gelişimiyle ilgilenmeme gerek yok” gibi bir düşünce yanlıştır. Ama ben yazının konusu gereği sadece sosyal gelişime odaklanacağım.

İki yaş çocuğunun sahip olması gereken sosyal / iletişimsel beceriler kabaca şöyle, bu bilgilere kısa bir google araştırmasıyla siz de erişebilirsiniz. Benim burada yer vermekteki amacım bu yazıdan ayrılmamanızı sağlamak.( evet, dürüstüm:D)

Diyor ki google amca, iki yaş çocuğu:

  • Karşılıklı sıra alarak oyun oynar.
  • Bebeğine mama verir, uyutur, arabasını yerde sürer, park eder.
  • Basit ev işlerini taklit eder.
  • Dökmeden bardaktan su içer.
  • Dökmeden kaşıkla yemek yer.
  • Ayakkabı ve çoraplarını çıkartır, giymeye çalışır.
  • Kendi oyuncaklarını tanır.
  • Kendi başına giyinmeye,yemek yemeye çalışır.
  • Altı ıslandığında haber verir.
  • 2 kelimelik cümle kurar.(örneğin anne gitti, top attı, anne bak gibi)
  • Söylenen şeyleri anlar.
  • Evet/hayır gibi cevaplar verir.
  • “Bu kim?” “Bu ne?” gibi sorular sorar.
  • Daha önce olan bir olayı basit cümlelerle aktarabilir.
  • 3 basamaklı yönergeleri anlar ve yerine getirir.

Kaynak : http://www.danino.com.tr/cocugum/1-2-yasinda-cocuk/gelisim-ve-egitim/2-yas-gelisim-ozellikleri-nelerdir-d57.aspx

Bunların tamamını gerçekleştirmesini tabii ki beklemiyoruz, ama ucundan bucağından geçmiyorsa hafif ürperebiliriz. (Bizde böyleydi.) Bir de çaba gösteriyor mu, o çok önemli. Bunları yapamıyor, ama bir çaba, bir heves gösteriyorsa o yolda gittiğini, biraz geç de olsa bunları yapacağını düşünebiliriz.

Şu cümleleri çok kullanıyorsanız, bir durup düşünmelisiniz:

  1. E bunun da fıtratı böyle
  2. Babası/dayısı/dedesi/annesi/dıdısı da böyleymiş.
  3. Her çocuk aynı mı canım, hem normal ne ki?
  4. Fazla uslu benim çocuğum, dokunmayayım, nazar etmeyeyim.
  5. Ama göz teması var, otistik (bir kere otistik değil otizmli, önce dilimizi düzeltelim) çocuklarda göz teması olmuyormuş.
  6. Düzenine fazla düşkün, saatli besledik ondan olsa gerek.

Göz teması, tekrarlanan hareketler, takıntılar, çevreye ilgisizlik bunlar her internet taramasında karşınıza çıkıyor. Ama daha hafif durumların gözden kaçmasına neden olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle tekrar ediyorum ki, içinize sinmeyen durumlarda bir uzmana götürmeyi ihmal etmeyin. Çünkü en kötü ihtimalle üç ay boşu boşuna çocuğunuza oyun oynatmak için para vereceksiniz. Ki çok yararlı, geliştirici oyunlar.

İnanın bir şey olup müdahalede geç kalma olasılığındansa bunu binlerce kere tercih etmeniz sizin ve çocuğunuzun yararına.

    Yorum Yok

  • Reply Araflı Şehrazad 20 Temmuz 2015 at 10:42 am

    Kuzulara sevgiler:)

  • Reply Ekim Ozaydin 10 Temmuz 2015 at 7:48 pm

    Iletisim adresim : e.ozaydin@brisa.com.tr

  • Reply Ekim Ozaydin 10 Temmuz 2015 at 7:46 pm

    Selin hanim oglumla sizin yasadiklariniz noktasindayiz tam da. Bir kac sorum olacak. Size nasil ulasabilirim.
    Ekim Yeni (Poyraz ve Ruzgar'in annesi)

  • Yorum Yaz