BEBEFİL’İN TRACY HOGG NOTLARI 1 – Neden Tracy Hogg?

Bu yazı ilk olarak http://www.prematureanneleri.com/bilgi/6-bebefil-in-tracy-hogg-notlari.html adresinde yayımlanmıştır.

Merhaba,

Hepimiz hamile olduğumuzu öğrendiğimiz ilk andan itibaren nasıl anne olacağımızı, çocuğumuzu nasıl yetiştireceğimizi, bebek bakımının nasıl olacağını düşündük ve öğrenmeye çalıştık. Bunun için kimimiz eğitimlere gitti, kimimiz kitaplara saldırdı, kimimiz doktora/annesine/kayınvalidesine danıştı.

Tercihini kitaptan yana kullananların karşısına çıkan birkaç isim var : Tracy Hogg, Kim West, Harvey Karp, Sears’lar, Thomas Gordon, Adem Güneş, Linda Blair bu isimlerden aklımda kalan ve  bazı önerilerini uyguladığım isimler. Bu kişilerin kitaplarını sizlere özetlemeye çalışacağım.

Kısaca kendimi tanıtayım önce. Çocuk gelişimi ya da psikoloji ile ilgili bir eğitimim yok. Sadece hayatı kitaplardan öğrenmeye meraklı biriyim(Bunun iyi bir şey olduğunu iddia etmiyorum kesinlikle). Öğrenciyken “nasıl ders çalışılır” kitaplarını, evlenirken “evlilikte mutluluk” kitaplarını, hamileyken “9 ay boyunca sizi neler bekler” kitaplarını elimden düşürmedim. Son bir yıldır da birçok çocuk eğitimi / bebek bakımı kitabı elimden geçti. Bazılarını didik didik okudum, bazılarını hatmettim.

12 Ocak 2012 doğumlu, Kerem adında bir oğlum var. Ben grubun “prematüre annesi” olmayan üyelerindenim. 38+1 de, çok ağır bir fatal taşikardi nedeniyle acil sezaryene alındım. Doğduğu gece kalp ve solunumu duran oğluma yapılan entübasyon işlemi sonrası ciğerindede çekilme olması nedeniyle de iki hafta yoğun bakımda kaldık. Daha sonrasında ise prematüre bebek eve geldiğinde nasıl bir bakım görüyorsa o şekilde bakıldı.

Gelelim önümüzdeki birkaç yazının öznesi olacak olan Tracy Hogg’a…

Hogg, birkaç yıl önce ölmüş olan İngiliz bir hemşire. Lakabı “Bebeklere fısıldayan kadın”. Yöntemleri bebeklerin ne istediğini anlayabilmek ve onları bir şeye zorlamadan yönlendirmek amaçlı. Bunlar için ebeveynlerin sahip olmaları gereken iki özellik var: Sabır ve bilinç.

   Sabır: Bir sorunla karşılaşıldığımızda gelecekte yaratacağı sonucun başımıza bela olacağını düşünmeden o an en kolay olan çözüme atlamamalı, uzun vadeli düşünmeyi bilmeliyiz.  Örneğin yenidoğan iken  sallayarak uyuttuğumuz bebeğimizi 10 küsur kilo iken bu kadar kolay sallayamayacağımızı düşünerek o zamandan kendi kendine uyuma alışkanlığını nasıl edindireceğimizi düşünmeye başlamalıyız.

    Bilinç: Bebeğimizin ne yaşadığını, ne hissettiğini, ne demeye çalıştığını anlamayı amaçlamalıyız. Ağladıklarında bunun onların dili olduğunu düşünerek ne demek istediklerini anlamaya odaklanmalıyız.
Hogg, bizim durumumuzdaki anneler için özellikle uygun önerileri olan bir isim bence. Çünkü biz birlikte eve döndüğümüzde;  kucaklarımızda saatli beslenen, saatli uyuyan ve biberona  alışkın bebeklerimiz vardı. Dolayısıyla katı ve saate bağlı olmakla eleştirilen Tracy Hogg’un önerleri bize diğer annelerden daha uygun olabilir.

Tracy Hogg’la başlamamın bir nedeni daha var, çünkü Kerem 6 aylıkken kendisini çok severdi:))

 

Ben bu yöntemlerin çok yararını gördüm. Sizler için de yararlı olmasını diliyorum.

Yorum Yok

Yorum Yaz