Kerço bu kitaba bayılıyor:) – Suyu sevmeyen krokodil

Gerek hayatımda verdiğim bazı kararlarla ilgili muhasebelerim ve çalışmalarım (hazır hissettiğimde yazacağım) gerekse ülkede olup bitenlerle ilgili olumsuz ruh halim nedeniyle yazı yazmak içimden gelmiyordu bir süredir. “Bu böyle olmaz” dedim ve silkinip kendime gelmeye karar verdim. Hafif, keyifli bir yazıyla sahalara dönmeye hazırlanıyorum:)

Kerem ile birlikte okumaktan çok keyif aldığımız bir kitabı anlatmak istiyorum. Kitabın adı “Suyu sevmeyen krokodil“. Türkçe yayın hakları Pearson‘a aitmiş. Yazarı da Gemma Merino.

suyu_sevmeyen_krokodil

Bu kitapla ilgili ilk -ve tek- eleştirim şu olacak: Neden timsah değil de krokodil? “Krokodayl” ın türkçesinin timsah olduğunu bilen bir 4 yaş çocuğuna krokodil kelimesini anlatmanın zorluğu konusunda bir fikrin var mı eyyyy çevirmen Melike Hendek? (Bunun dışında çevirinizi çok beğendim, o ayrı)

Krokodil kardeşlerin hikayesini anlatıyor bu kitap: Margo, Marlon, Mörvin, Marvin, Mörfi ve Arnıld. Hepsi suda oynamaya bayılıyorlar, Arnıld hariç. Arnıld, suyu ıslak, soğuk ve nahoş olduğu için hiç sevmiyor. Onun sevdiği şeyler ağaçlara tırmanmak ve sallanmak.

Ama kardeşleriyle vakit geçirmek istediği için suyu sevmeye çalışıyor. Can yeleği kullanıyor, ı-ıh. Atlamayı deniyor, sonuç bu:

IMG_2819

Kerem ile bu sayfanın taklidini yapmaya bayılıyoruz. “Biiiil ikiiiii ikibuçuuuuuk üüüüüç fooooş glukglukgluk imdaaaaaaaaat!”:) Size de tavsiye ederim.

Ne yapsa, ne etse kardeşleriyle ortak bir aktivite bulamıyor. Birden bir hapşırık tutuyor ve burnundan ALEV ÇIKIYOR!!!

Kitabın son cümlesi:

Arnıld suyu sevmiyordu.
Çünkü o bir krodil değil…
Bir ejderhaydı….

Kitabın sonunda uçmayı çok seven bir ejderha olarak kardeşlerini sırtına alıp uçarak gezdiriyor. Sonunda kardeşleriyle oynayabiliyor!

Anladığınız üzere bir “Çirkin Ördek Yavrusu” hikayesiyle karşı karşıyayız. Ama ben bu hikayeyi çok daha fazla seviyorum. Çünkü:

1 – Arnıld farklılığını çirkinlik ya da eksiklik olarak değil adı üstünde farklılık olarak yaşıyor.

2 – “Ben neden böyleyim” den çok “neden kardeşlerimle oynayamıyorum” diyor.

3 – Hikayenin sonunda birlikte oynuyorlar, yani hikaye mutlu sonla bitiyor. Ejderha sürüsüne katılarak değil, kendinden farklı olan kardeşleriyle ortak oyunlar bularak bitiyor olması Kerem’e vermek sitediğim mesajlar bazında benim için çok önemli. Sırf bunun için bile bu kitap oku(tul)maya değer bence.

Yazımı, kitabın ithaf cümlesiyle bitirmek isterim sevgili okuyan.

Sihirli dokunuşuyla hayatıma renk katan kardeşim Jo’ya…
…ve gizli yeteneklerini henüz keşfetmemiş olan tüm okurlarıma…

Hepimizin gizli yeteneklerini keşfetmesini ve kendini seven, huzur içinde yaşayan bireyler olmasını diliyorum. Madem hayat devam ediyor, madem henüz son nefesimizi vermedik, o halde umudumuzu da yitirmeyelim. Enseyi karartmayalım. Çocuklarımıza daha iyi bir dünya verebilmek için elimizden ne gelirse –ama az, ama çok– yapalım.

Sevgilerimle.

 

2 Yorum

  • Reply Derya 21 Mart 2016 at 10:43 am

    Kitabin verdigi mesaji çok sevdim. Sekil olarak nasil oldugumuz degil iletisimde oldugumuz insanlarla ortak paydada bulusmak en önemli sey.

    • Reply Araflı Şehrazad 21 Mart 2016 at 10:45 am

      Ke-sin-lik-le :)
      Ben de bayılıyorum kitabın mesajına, her okuyuşta yeni bir şeyler buluyor ve daha çok seviyorum.

    Yorum Yaz