Tavşan ile kaplumbağa fablına farklı bir bakış…

En bilinen fabl’lardan biridir, tavşan ile kaplumbağa. Öyküyü kısaca hatırlayalım:

Herkesten hızlı koşmakla övünen bir tavşan varmış. Bu tavşan, daima kaplumbağanın yavaşlığı ile dalga geçermiş. Sonunda, kaplumbağa ona: “Sen kendini ne sanıyorsun? Tamam, hızlı koştuğun doğru, ama sen de geçilebilirsin!” diye yanıt vermiş. Tavşanı gülme tutmuş: “Beni koşuda geçmek, ha? Kim geçecekmiş? Yoksa sen mi? O kadar hızlıyım ki, kimse beni geçemez! İstediğin şey üzerine bahse girerim, kabul ediyor musun?” Kendisine bu derece tepeden bakılmasından rahatsızlık duyan kaplumbağa, bu meydan okumayı kabul etmiş. Yarış parkuru belirlenmiş ve ertesi sabah, gün doğarken başlangıç çizgisine gelmişler. Kaplumbağa, kaderine boyun eğip yavaş yavaş ilerlemeye başlamış. Tavşan ise uykusuzluktan esneyip duruyormuş. Uykunun ağırlığıyla göz kapakları inen tavşan, rakibinin ne kadar ağır ilerlediğini görerek bir parça kestirmeye karar vermiş. “Sen rahat rahat git, ben daha sonra, dört sıçrayışta sana yetişirim.” Onu geçtiğinde kaplumbağanın yüzünün alacağı şekli düşününce, gülerek uykuya dalmış. Çok geçmeden mutlulukla horluyormuş. Güneş ufuk çizgisine doğru inişe geçmeye başladığı sırada, sabahtan beri hedefine doğru azimle ilerlemekte olan kaplumbağanın parkurun sonuna varmasına bir metreden biraz fazla kalmış. İşte o anda, tavşan korku içinde uyanıvermiş: Uzaklarda, çok uzaklarda kaplumbağayı görmüş ve koşarak peşine düşmüş.

Uzun bacaklarını ileri geri hızla hareket ettirerek, dili dışarıda, çılgınlar gibi koşan tavşan, kaplumbağaya yetişmek üzereymiş. Biraz daha hızlansa neredeyse başaracakmış. Ama kaplumbağa bitiş çizgisi olarak kararlaştırılan noktayı henüz geçtiğinden, son hamlesinin bir faydası olmamış. Zavallı tavşan! Yorgun ve onuru kırılmış olarak, sessizce gülümsemekte olan rakibinin yanına yığılmış. Kaplumbağa ona . bakıp şöyle demiş: “Son gülen iyi güler! Hahahaha”…

MESAJ : Sakın kimseyi küçümseme. Senin sahip olduğun bazı yeteneklere sahip olmayabilirler ama bu onları senden daha başarısız yapmaz. Herkes her zaman elinden geleni yapmalıdır.

tavşanilekaplumbağaBaşkalarını küçümsememe ve  herkese değer verme benim Kerem’de kesinlikle olmasını istediğim karakter özellikleri olduğu için bu fable sık sık okur ve canlandırırdım. (Fablları canlandırmak, özellikle de hayvanları seven çocuklar için şahane bir oyun türü. Hayali oyun, hafıza, iletişim… yok yok kısacası. Kesinlikle öneririm.) Yalnız ufak bir sorun vardı. Kerem kendini hep tavşan ile özdeşleştiriyordu ve tavşanın kesinlikle kazanmasını istiyordu. Bu da benim hiç işime gelmiyordu.

Ben çözümü, fable biraz değiştirmekte buldum. Şu hale geldi hikaye.

Herkesten hızlı koşan bir tavşan varmış. Bir gün kaplumbağa ile yarış yapmaya karar vermişler. Yarış parkuru belirlenmiş ve ertesi sabah, gün doğarken başlangıç çizgisine gelmişler. Kaplumbağa, kaderine boyun eğip yavaş yavaş ilerlemeye başlamış. Tavşan ise uykusuzluktan esneyip duruyormuş. Dyanamayıp uyuyakalmış. Çok geçmeden mutlulukla horluyormuş. Güneş ufuk çizgisine doğru inişe geçmeye başladığı sırada, sabahtan beri hedefine doğru azimle ilerlemekte olan kaplumbağanın parkurun sonuna varmasına bir metreden biraz fazla kalmış. İşte o anda, tavşan korku içinde uyanıvermiş: Uzaklarda, çok uzaklarda kaplumbağayı görmüş ve koşarak peşine düşmüş.

Uzun bacaklarını ileri geri hızla hareket ettirerek, . dili dışarıda, çılgınlar gibi koşan tavşan, kaplumbağaya yetişmek üzereymiş. Biraz daha hızlansa neredeyse başaracakmış. Ve son bir hamleyle kaplumbağayı geçmeyi başarmış:)

MESAJ : Amacına ulaşmak için hiçbir zaman geç değildir. Sakın pes etme, elinden geleni yap. Bir hata yaptıysan, onu telafi etme şansın ancak denemekten vazgeçmeyerek olur.

Bence bu da olumlu:)

Ben bugün “neye niyet, neye kısmet” gördüm:)

2 Yorum

  • Reply Deryaninsporgunlugu 17 Mayıs 2016 at 5:59 pm

    Gerçekten de bir alternatif olmus. Yaraticiligini tebrik ederim :)

    • Reply Araflı Şehrazad 17 Mayıs 2016 at 7:53 pm

      Çok teşekkürler:)

    Yorum Yaz