Hakkımda

Merhabalar,

Adım Selin. 79 Ankara doğumluyum. O kadar farklı yerlerde yaşadık ki “Nerelisin?” sorusunun net bir cevabı yok bende. Rahmetli Cenk Koray misali, bu ülkenin yarısı ile bir şekilde hemşehri sayılabilirim. Etnik köken olarak %50 Boşnak (illa sorulur, Hasanbegoviç sülalesinden), %25 Özbek, %25 Selanik göçmeniyim. Yani Araflı’lığım bu konudan başlıyor

Türk eğitim sisteminin muhteşemliği(!) malum. Kanıt gerekirse eğer benim gibi birinin, sırf matematiği becerebiliyor diye bilgisayar mühendisliğini kazanması ve de gecikmeli de olsa bitirmesini rahatlıkla gösterebilirsiniz. Hala “bilmemne dersini veremediği için mezun olamama” kabusları görüyorum ve hala YTÜ Beşiktaş kampüsünün önünden geçerken tansiyonum düşüyor.

Yazmakla pek ilişkim yoktu aslında. İlk defa, bu işlerle çok ilgili olan bir arkadaşım, beni Reiki öğretmenine götürmüştü. Yanlış terimler kullanmış olmayayım ama, sanıyorum bazı enerjiler alarak hafif bir meditatif moda girdim. Bana “şimdi en sevdiğin işi yapıyorsun” dendiğinde, bir masada yazı yazıyordum! Oysa benim hayatta en sevdiğim şey şarkı söylemek, en mutlu olduğum yer de sahne idi.

Arada bir yerlerde, öyle bir gaza gelerek bu blogu açtım. Fark etmişsinizdir, son iki yıla kadar ayda yılda bir yazmışım. Sadece kendim için, kendimi ilgilendiren konularda yazıyordum. Arama motorlarına bile vermiyordum yazılarımı.

Sonra Allah bana Kerem eyledi, Kerem’in annesi oldum. Anneliğimin ikinci yılında oğlumda bazı farklılıklar olduğunu sezdim. İletişim namına gelişmiyor, sosyal ilişki kurmuyor, gözlemleyerek bir şey öğrenmiyor, garip bir şekilde yan yan bakıyor, hala püre dışında bir şeyler yiyemiyordu. Ben de bir çok kişi gibi otizm=“rain man” denklemine sahip olduğumdan, “otizm değildir canım, çamaşır makinesine bakmıyor ki, hem cin cin bakıyor, başkalarına bakmıyormuş ama olsun…..” iç konuşmalarıyla, pedagog pedagog gezmeye başladık.

Ve o gün geldi. Biz, Kerem’in anne ve babası, şu söyleşiyi okuduk. Başımızdan aşağı kaynar sular döküldü! Korkudan çıldıracak gibi olduk. Ağlama krizlerine girdik. O arada eşimin “ya bizim bir arkadaş vardı, otizmle ilgili çalışıyordu. Bir o görsün, bizi yönlendirir belki…” cümlesi, henüz farkında olmasak da, tünelin ucundaki ışığı gördüğümüz andı! Eşimin arkadaşı İstanbul’a yerleşmiş, burada bir merkezde çalışıyormuş ve şu an şehir dışındaymış ama haftaya bize gelip Kerem’i görebilirmiş!!

Sadece ağlamakla geçen bir hafta. Hiç hatırlamak bile istemiyorum.

Songül geldi, Kerem’i gördü. Gördükleri hiç iç açıcı değildi maalesef. Bize -özetle, mealen- şunları söyledi: “Ne olduğunu söylemek benim mesleki açıdan yetkim dahilinde değil. Ancak atipik otizm bulguları var. Psikiyatristten randevu alın, ama o ne teşhis koyarsa koysun bizim kapatmamız gereken bir fark var. Onun için çalışmalıyız.”

Ben bu arada iş yerimden ücretsiz izin aldım ve sonraki 9 ayım büyük ölçüde Kerem’in eğitimi ile geçti. Eğitime gidip gelirken diğer çocuklarla ve annelerle tanıştım. Hayatımın diğer 34 yılında öğrenmediğim kadar çok şey öğrendim, kazanmadığım kadar farkındalık kazandım.

Kerem, binlerce şükürler olsun, çok hızlı ilerledi. 6 ayın sonunda “artık spektrum ile ilgisi yok” müjdesini aldık. Ufak tefek farklılıkları hala var. Onlar için terapi desteği almaya devam ediyor ama onun dışında doğal gelişen bir çocuk. (Güncelleme: Son 6 aydır terapi desteği de almıyor, tamamen doğal gelişim sınırları içinde kabul ediliyor durumu.) Başta hayal bile edemeyeceğimiz bir noktadayız. Ve ben, bu ilerlemenin bana bir mesaj, bir fırsat olduğuna inanıyorum. Otizmin çok geniş bir spektrum olduğunu, doğru ve erken müdahale ile iyi yol alınabildiğini, bu süreçte bilgi ve desteğin gücünü anlatmayı hem bir borç hem de bir görev sayıyorum kendime.

Ben bu sürecin başında, internetten bilgi edinmeye çalışırken böyle hikayeler daha çok olsaydı, başta o korkuları, o üzüntüleri daha az yaşardım belki. İsterim ki mümkün olduğu kadar sakin olun. Çaresiz değilsiniz. Yapılacak çok şey var ve çağ ilerledikçe bunlar artıyor. Ve tecrübeler paylaşıldıkça, ebeveynler birbirlerine destek oldukça, “otizm” utanılan, saklanmaya çalışılan bir şey olmaktan çıkacak. Otizm ailelerine “otizm Allah’ın emri, ayrımcılık olmasaydı” dedirten ayrımcılık sorunu da azalacak.

Ama tabii ki ben sadece bundan ibaret değilim, annelik dışında da “bir ben var benden içeri”.  Ve hepimiz farklılıklarımızla, yaşam tecrübelerimizle, hayata bakışlarımızla birbirimizi zenginleştirsek, dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için birlikte çaba göstersek…

Yazarken böyle hayaller kuruyorum işte…

Sevgiler.

14 Yorum

  • Reply murat şahin 14 Mart 2017 at 1:31 pm

    selin merhabalar. 8 yaşındaki oğlumla ilgili acill fikrinize ihtiyacım var. paranoya_44@hotmail.com adresimden iletişim kurarsanız çok mutlu olurum. Şimdiden teşekkürler…

  • Reply Hakkımızda Sıkça Sorulanlar – Araflı Şehrazad 23 Aralık 2016 at 10:58 am

    […] Hakkımda […]

  • Reply derya demirkadın 20 Nisan 2016 at 11:13 am

    merhaba selin. deryanın blogunda haftanın blogu olarak vardın. seni tanımaya geldim. bu sorun çok yaygın ve erken müdahele ile öyle güzel sonuçlar alınıyor ki.sizin de böyle bir şansınız olmuş çok sevindim.
    sevgiler-derya

    • Reply Araflı Şehrazad 20 Nisan 2016 at 11:35 am

      Çok teşekkür ederim.
      Ben de başka çocuklarımızda o kadar güzel ilerlemeler gördüm ki bunun daha çok kişi tarafından bilinmesi yaşam amacım haline geldi.

  • Reply Blana.K 19 Nisan 2016 at 12:44 pm

    Merhaba…
    Derya sayesinde tanıdım sizi. Kerem hem sizin gibi bir anneye sahip olarak hem de çok geç kalınmadan ilerleme kaydetmesiyle çok şanslı… Yeğenim 13 yaşında ve otizm… 3 yaşındayken fark edildi ama düzgün bir gelişim sağlayamadı, tüm imkanları denediler ama konuşmuyor mesela. Elimizden geleni yapıyoruz ama gerçekten çok zor. Allah herkesin yardımcısı olsun.
    Sevgilerimle…

    • Reply Araflı Şehrazad 19 Nisan 2016 at 6:41 pm

      Amin. Ne yazık ki şans burada önemli bir faktör. Benden de sevgiler.

  • Reply Birdefnemasalı 19 Nisan 2016 at 8:58 am

    Merhaba Selin, bu güzel ve yürekli kadını tanıma fırsatı buldugum için Derya’ya ve iyiki bunları yazan sana teşekkür ederim. Böyle bir tecrübem olmasa da bu gibi panik yaratabilecek durumları olgunluk ve sabırla geçirmiş olan senden dolayı aslında böyle anne babaya sahip olduğu için Kerem çok şanslı :) Allah yolunu bahtını açık etsin Keremciğimin.. her şeyin mutlaka bir çaresi olduğunun bir kanıtıdır bu yazı bence, sevgiler

    • Reply Araflı Şehrazad 19 Nisan 2016 at 12:33 pm

      Çok çok teşekkür ederim. Benden de sevgiler.

      • Reply fatih bozkurt 19 Ekim 2016 at 2:26 pm

        merhaba, size 11 nisanda yazmısım. O zamandan bugune kadar cok zaman gecti . size cok tesekkur ederim sayenizde oglum iyi bir terepist eşliginde inanılmaz yol kat etti inanılmaz degisti , yaşıtları gibi olmasa konusuyor , anlıyor. ben size ilk yazdıgımda belitmiştim oglum hiperleksi olabilir diye, yetersiz olan ingilizcemle internette biraz arastırdım yabancı kaynakları bir kaç kitap okudum , malesef turkiyede konu ile ilgili fazla araştırma yok sadece kopyala yapıştır yapılarak aynı tanım ve tanımlamalar var. oglumun inanılmaz bir hafızası inanılmaz bir işitsel algısı sayı renk harflere geometrik sekillere ilgisi var. 3 yas 4 aylık olmasına ragmen sayıları renkleri harfleri geometrik sekilleri biliyor.hiperleksi nedir diye arama yaptıgımdaki butun belirtiler birebir uyuyor. artık ne oldugunu cok onemsemiyorum acıkcası simdi daha mutluyuz.size tekrar tesekkur etmek istedim siz hikayenizi paylaşmasaydınız cok yanlış egitimcilerin elinde farklı yerlere gidebilirdik. ne kadar farkındasınız bilmiyorum ama cok kişiye umut oluyorsunuz.
        size tekrar tesekkur etmek istedim. otizm ve benzeri sinirsel hastalıklarla ugrasanlara allah sabır ve kolaylıklar versin en önemlisi sifa versin.hepimizin için dua ediyorum.
        size sonsuz teşekkür ediyorum.
        saygılar

        • Reply Araflı Şehrazad 21 Ekim 2016 at 10:11 am

          Sizi hatırlıyorum Fatih Bey, güzel yorumunuz için ben çok teşekkür ederim. Oğlunuza da sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum.

  • Reply fatih bozkurt 11 Nisan 2016 at 7:32 am

    merhaba , benim 33 aylık oglum var , bizim hikayemiz size cok paralel ufak defek farklılar dısında özellikle yemek problemini tablet çözmek, daha sonraki sıkıntılar öfke nöbetleri benzer seyler , yaklasık1,5 aydır evdeki bütün elektronik aletleri kaldırdık, su an daha iyi . iyi bir doktora gittik 8-10 dakikalık görüşme sonunda %25 atipik otizim ve asperger sendormu oldugunu soyledi (ömrümde ilk defa duydum) basta anlamadim biraz okuyup araştırdıgımda sizin durumunuza düstüm. günlerdir araştırıyorum ve nihayet sizin sitenizde hiperleksi ile ilgili yazıları okudum oglumdaki bulguları gosteriyor. baska bir doktor a gittik o şu anda böyle bir sey soylemeyiz dedi bu ay sonu yine gidicez. size ve sizin gibi insanlara o kadar minnettarım ki kelimeler yetersiz kalır. panigi atlattık ve araştırlamalara devam ediyorum.
    size bir kaç şey danışmak istiyorum .bana geri dönüş yaparsanız çok sevinirim.
    teşekkürler saygılar sevgiler.

    fatih bozkurt

    • Reply Araflı Şehrazad 11 Nisan 2016 at 10:42 am

      Fatih Bey Merhaba,
      Öncelikle elektronik aletleri kaldırmanızın fark yaratmasına çok sevindim. Bana sormak istediklerinizi araflisehrazad@gmail.com adresinden sorabilir, sitedeki sosyal medya hesaplarımdan bana erişebilirsiniz. Her ne kadar uzman değilsem de elimden geldiğince cevaplamaya çalışırım.

  • Reply Gülcan 20 Mart 2016 at 2:11 am

    Merhaba kizimda otizm belirtileri var aynı zamanda fizyoterapistim hikayesizi okudum çok etkilendim rica etsem hangi özel eğitime götürdunuz yardimci olurmusunuz ankaradasiniz sanırım bu konuda tecrübeli kisilere emanet etmek istiyorum kızımı

    • Reply Araflı Şehrazad 21 Mart 2016 at 10:39 am

      Merhaba, Ankara’da değil İstanbul’dayım. Özel eğitimcimiz için sitedeki “Büyümek Gelişim Destek Merkezi” linkine tıklayabilirsiniz. ya da http://www.buyumek.net

    Yorum Yaz